Haber Arşivi

5 / 0
01/04/2015

İstanbul Politikalar Merkezi’nden İnsani Yardım Çalıştayı

Sabancı Üniversitesi İstanbul Politikalar Merkezi ve TİKA’nın düzenlediği “Uluslararası İnsani Yardım Kurumları ve Sağlık Yardımları Çalıştayı’nda” Türk Kızılayı’nın da aralarında bulunduğu Türkiye’deki STK’ların insani yardım konusunda artan varlığı ve kapasitesi ele alındı.
 
Sabancı Üniversitesi İstanbul Politikalar Merkezi (İPM) ve TİKA tarafından İstanbul’da düzenlenen çalıştaya, Türk Kızılayı Genel Müdürü Dr. Mehmet Güllüoğlu, Genel Müdür Yardımcısı Mintez Şimşek, İPM Direktörü Fuat Keyman, İPM Çatışma Çözümü Programı Koordinatörü Bülent Aras, Yeryüzü Doktorları Genel Müdürü Ali Doğan, Yardımeli Yönetim Kurulu Başkanı Sadık Danışman, Uppsala Üniversitesi'nden Magdalena Bjerneld, Arcadia Üniversitesi'nden Maryam Zarnegar Deloffre, Kadir Has Üniversitesi'nden Catherine Long gibi birçok önemli karar alıcı, üst düzey devlet yetkilisi ve akademisyen katıldı.İki ayrı oturumda gerçekleşen çalıştayda insani yardım kurumlarına genel bakış, uluslararası insani sağlık kurumları, sağlık yardımlarının sürdürülebilirliği ve ulaşımı, uluslararası Türk insani yardım kurumları ve sağlık yardımları konularındaki deneyimler paylaşıldı.

Topluma Dayalı Projeler ile Kalıcı Çözümler Üretilmeli

İlk oturumda söz alan Genel Müdür Dr. Mehmet Güllüoğlu, bugün Afrika ülkelerinde başta olmak üzere HIV, sıtma, ebolaya karşı verilen mücadelenin altını çizerek dünyadaki çatışma alanlarında sürdürülen sağlık çalışmalarına da dikkat çekti. Genel Müdür Dr. Güllüoğlu şunları söyledi: “Türk Kızılayı, Uluslar arası Kızılay Kızılhaç hareketinin bir üyesi. Yardım kuruluşları sağlık da dahil olmak üzere insani yardım çalışmalarını yürütürken, burada sadece ihtiyaç sahiplerinin tedavileriyle ilgilenmiyor. Tedavilerin yanında güvenli bölgelere nakilleri ve burada yaşamsal tüm ihtiyaçlarının karşılanması da titizlik gerektiren bir çalışma.”

İnsani sağlık çalışmalarında toplumda farkındalık yaratmanın önemine dikkat çeken Dr. Mehmet Güllüoğlu şöyle konuştu: “Bireyin sağlık bilgisi artarsa nasıl sağlıklı kalacağının farkında olabilir, böylece toplum sağlığı ve refahı artır. Toplumun bu farkındalığa ulaşması uzun vadeli politikalarla gerçekleşebilir. Gelişmiş ülkelerde de bu konuda üzerinde çalışılması gereken çok konu var. Yaşlı nüfustaki artış gibi, topluma dayalı alanda bazı bulaşıcı hastalıkları aşı ile önleme çalışmaları da öne çıkıyor. “

İnsani yardımda mülteci sağlığının da önemli bir başlık olduğunu hatırlatan Dr. Güllüoğlu 2011 yılından bu yana Türkiye’de yaşamını sürdüren Suriyelilerin durumunun ulusal ve uluslar arası  sivil toplumun ortaklığını gerektirdiğini hatırlatarak şunları söyledi: “ Türk Kızılayı olarak ilk günden itibaren sınırlardaki kamplarda  ve sınırın Suriye tarafındaki ihtiyaç sahiplerine yönelik yardım çalışmalarımız kesintisiz sürüyor. Dünya Gıda Programı aracılığıyla kamplardaki Suriyelilerin beslenmesine Kızılay kart dağıtarak destek oluyoruz. UNICEF ile yine kamplardaki çocuklar için oluşturduğumuz çocuk dostu alanlardaki onlara psikolojik destek veriyoruz. Yine şehirlerde yaşamlarını sürdürenler için çeşitli yardım çalışmalarımız sürüyor. Suriye’de yaşayanlar için de sınır ötesi ilaç ve gıda başta olmak üzere yardımlarımız aralıksız sürüyor. Başta eğitim olmak üzere birçok alanda ihtiyaçları sürüyor. Özetle  dünyadaki ulusal ve uluslar arası sivil toplum örgütleri, topluma dayalı projeler ile kalıcı çözümler üretmeli. Buna duyulan ihtiyaç her geçen gün artıyor. Ve biz Türk Kızılayı olarak dünyanın dört bir yanında sürdürdüğümüz insani yardım çalışmaları ile bu alanda her türlü işbirliğine hazırız.”   

İyileştirici ve Önleyici Sağlık Yardımları

Çalıştayın ikinci oturumunda söz alan Genel Müdür Yardımcısı Mintez Şimşek de Kızılay ve Kızılhaçların dünyada savaş döneminden sonra toplum sağlığının korunması, mülteci ve göç hareketlerinde salgın hastalıklarla mücadelede etkili olduğunu hatırlattı. Mintez Şimşek şunları söyledi: “ Türk Kızılayı olarak ihtiyaç sahibi bölgelere yardım yaparken iyileştirici sağlık hizmetlerinin ardından önleyici sağlık hizmetlerini sürdürüyoruz. Örneğin Somali insani yardım çalışmasında günde 500 bin ton çöp topluyoruz. Çünkü bu çöp dağları ile insanların yaşamları iç içeydi. 2 milyon nüfuslu Mogadişu’da tıbbi atık ünitesi yoktu. Bunu da kurduk ve oradaki hastaneleri eğittik. Pakistan’ın aşı programına 14 milyon doz aşı gönderdik. Yine  Myanmar’da yerlerinden edilerek Bangladeş’te yaşam mücadelesi veren insanların tıbbi ihtiyaçlarını karşılıyoruz. Gazze’ye 17 bin ton ilaç sevk ettik. 2010’da Pakistan’da insanların temel ihtiyacı olan su sanitasyonunu sağlayarak salgını ortadan kaldırdık. 2006’da Darfur’da kurduğumuz sahra hastanesinde 500 bin kişiye doğrudan sağlık yardımı ulaştırdık. Bugün Suriye’ye sınırdan ambulanslarla ilaç ve medikal malzeme gönderiyoruz. Irak’a mobil sağlık merkezi projemiz hazır.  Bunları sürdürürken özellikle dikkat çekmek istediğim bir nokta var. Ülkelerin siyasi politikaları, insani yardım politikalarının önüne geçiyor. Bunun tartışılması gerekiyor.”

Çalıştayda, katılımcı kuruluşlar insani yardım deneyimlerini, burada karşılaştıkları sorunları ve çözüm yollarını masaya yatırdı.
  • Resim : 1
  • Resim : 2
  • Resim : 3
  • Resim : 4
  • Resim : 5
  • Resim : 6
  • Resim : 7
  • Resim : 8
 
 
 
 

Türk Kızılayı kamu yararına çalışan bir kurum olup izin almaksızın yardım toplama hakkına sahiptir.

Firmalar, Gıda Bankacılığı Esaslarına göre çalışan Türk Kızılayı'na yaptıkları gıda, temizlik, giyecek, yakacak, bağışlarını gider kaydedip vergi muafiyetinden yararlanabilir.

BÜLTEN ABONELİĞİ