Haber Arşivi

5 / 5
17/02/2017

IFRC Genel Sekreteri'nden Türk Kızılayı'na Övgü

Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Federasyonu (IFRC) Genel Sekreteri Elhadj As Sy, Türk Kızılayı'na yaptığı ziyareti, "Teşekkür ve takdirlerini" sunarak tamamlarken, "2,5 yıldır Türk Kızılayı'nın Suriye sınırındaki çalışmalarını görmenin ayrıcalığını yaşıyorum. Kızılay Kart, Suriyeli mültecilere daha fazla onur ve seçenek sunuyor. Bizler de Türk Kızılayı'nın faaliyetleriyle gelişiyor ve öğreniyoruz" dedi.

As Sy, Suriye krizine yönelik görüş alışverişinde bulunmak üzere geldiği Ankara'da, Türk Kızılayı'nın çalışmalarını yerinde görmek ve IFRC'nin desteğini iletmek için Türk Kızılayı'nı ziyaret etti. As Sy ve heyetine, temaslarında Türk Kızılayı Genel Müdürü Dr. Mehmet Güllüoğlu eşlik etti.

IFRC Genel Sekreteri As Sy, Kızılay Genel Merkezi, Toplum Merkezi ve Etimesgut Tesisleri'ni ziyaret ettiği günün sonunda Türk Kızılayı'nın sorularını yanıtladı.

"Türk Kızılayı’nı takdir ediyor ve kutluyoruz"

Sözlerine, heyetiyle birlikte, Türkiye ve Türk Kızılayı'nda bulunmaktan büyük mutluluk duyduklarını vurgulayarak başlayan As Sy, ziyaretinin amacını şöyle açıkladı:

"Türkiye bugün, bölgedeki çatışmalar ve krizler nedeniyle evleri artık güvenli olmayan 3 milyonu aşkın ihtiyaç sahibine ev sahipliği yapıyor. Bu insanlar için en önemli olan şey insanlık onuru. Elbette bu onur için de barınaklara, desteğe, korunmaya, eğitim ve sağlık hizmetlerine ihtiyaçları var. Bu kadar büyük, bu denli kompleks ihtiyaçlar, tek başına sağlanamaz; dostluklar ve ortaklıklar gerekir. Bu ziyaretimiz ile Türk Kızılayı'na ve ihtiyaç sahiplerine desteğimizi, dayanışma ruhumuzu göstermek istedik. Türk Kızılayı'nı büyük başarılarından dolayı takdir ediyor ve kutluyoruz."

"Görmemesi gerekenleri gören çocuklar için destek olmalıyız"

As Sy, "Toplum Merkezi'nde gördüğünüz çocuk alanı, okuma kursları, mesleki öğretimler gibi faaliyetler arasında size en çok etkileyen ne oldu?" sorusunu ise yüzünde buruk bir gülümseyişle, "Hamza" diyerek yanıtladı.

Hamza'nın, Halep'teki çatışmalar nedeniyle Türkiye'ye sığınan 6 yaşında bir çocuk olduğunu anlatan As Sy, "Hamza, bir çocuğun asla görmemesi gereken birçok şeyi, malesef birçok kez görmüş minik bir çocuk ama buna ragmen hala umutluydu, hala gülümsüyordu. Hamza'nın bu gülümsemesi, bize, ona ve o durumundaki çocuklara daha iyi bir gelecek sunmak için  destek vermemiz gerektiğini hazırlatıyor" diye konuştu.

"Türk Kızılayı ile biz de öğrenip, geliştik"

Kızılay Etimesgut Tesisleri'ndeki çadır fabrikasından da etkilendiğini anlatan As Sy, Türk Kızılayı'nın şehirlerde olduğu kadar sınır noktasındaki faaliyetlerine ayrıca vurgu yaptı. "2,5 yıldır Türk Kızılayı'nın Suriye sınırındaki şehirlerde ve Suriye içindeki ihtiyaç sahipleriyle yaptığı çalışmalarını görmenin ayrıcalığını yaşıyorum" diye As Sy, "Bunlar hepimizin saygı duyup, takdir ettiği dayanışma deneyimi. Yıllar içinde, Türk Kızılayı'nın deneyimleriyle biz de öğrenip geliştik" diye konuştu.

"Kızılay Kart, daha fazla onur ve seçenek sunuyor"

Gıda yardımlarının dağıtımından Kızılaykart'a geçişin de bu gelişim yolundaki adımlardan biri olduğuna işaret eden As Sy, "Kızılaykart'ı, sizin için diğer yardım araçlarından ayıran nedir?" sorusunu şöyle yanıtladı:

"Özellikle mülteci anneler, babalar yaşadıkları durumlar nedeniyle çok fazla gururlu oluyorlar. Bir paket pirinç ya da şeker alabilmek için saatlerce sıralarda beklemenin ya da ihtiyaç duydukları yardımlar konusunda reddedilmenin utancını gözlerinden okuyabiliyorsunuz. Kızılaykart ile artık bu insanların seçimi var. İstediklerini, istedikleri zaman alabilme konusunda karar verebilme, seçebilme onuruna sahip oluyorlar Kızılaykart ile. Örneğin gıda yerine çocuğuna kıyafet alabilir ya da çok miktarda pirinç yerine az miktarda et satın alabilmeyi tercih edebilir. Kızılaykart, sorunlara çözüm bulurken, kırılan onuru da iyileştiriyor."

As Sy, Uluslararası Kızılay Kızılhaç Dernekleri Federasyonu Genel Kurulu'nun, üye 190 ülkeden üst düzey katılımcılarla Kasım ayında Türkiye'de yapılacak olmasını değerlendirirken de, "Toplantının en eski üyelerimizden Türkiye'de yapılacak olmasının sembolik bir önemi de var. Hepimiz, Türkiye'nin öneminin farkındayız. Özellikle bugün, yaşanılan mülteci krizi ve Türkiye'nin katkıları düşünüldüğünde, bu bir dayanışma simgesidir" dedi.

Veronika Bard: "Sorumluluk ve jestinizi anlıyoruz"

IFRC Genel Sekreteri'nin heyetinde, İsveç hükümetinin "Donör Danış Grubu" temsilcisi olarak yer alan Veronika Bard da Kızılay ziyaretinin ardından yaptığı açıklamada, "Başarılan büyük işleri gözlerimizle de görmek, daha da geliştirilmesi için neler yapılabileceğini değerlendirmek ve bu denli büyük bir Suriyeli mülteci grubuna ev sahipliği yapan Türkiye'ye desteğimizi vermek için buraya geldik" dedi.

Bard, ülkesi 10 milyon nüfuslu İsveç'in sadece 2015 yılında 150 bin Suriyeli mülteciyi kabul ettiğini, "Bu nedenle de Türkiye ve Türk halkının üzerine aldığı büyük sorumluluğu ve gösterdiği jesti gerçekten çok iyi anladıklarını" etti.

"Kızılay Kart, deneyimler üzerine kuruldu"

Donör Danışma Grubu üyesi olarak Kızılaykart uygulamasından duyduğu memnuniyeti vurgulayan Bard, "Kızılaykart, bize göre, ister krizlerde olsun, ister normal koşullarda, her insanın hissetmesi gereken özgüveni artıran bir sistem. Ayrıca, Türk Kızılayı, Halkbank, Dünya Gıda Örgütü(WFP) ve AB ile birlikte çok güzel organize olmuş bir veritabanı ve sistem kurabildi. Kızılaykart'ı eşsiz kılan bir diğer özellik de, Suriyeli mültecilerden önce Türkiye vatandaşlarının da bu imkandan faydalanmasıydı. Yani Kızılaykart, deneyimler üzerine kuruldu" diye konuştu.

"Minnettarlığı sezebildim"

"Bu ziyaret beni güçlü bir şekilde etkiledi" diyerek devam eden Bard, "Mültecilerin gözlerinde iki duygu vardı. Mültecilerin Türk hükümetine, Türk Kızılayı'na duydukları minnettarlığı sezebiliyordunuz. Ama aynı zamanda Suriye'deki savaşın yakında biteceğine inanmamanın umutsuzluğu da vardı. Bu iki duygu beni derinden etkiledi" dedi.

"Kızılay'ın derinliği ve hizmet genişliğinden etkilendim"

Kızılay'ın tesislerini gezerken kendisini şaşırtan bir deneyim de yaşadığını anlatan Bard, "Tük Kızılayı'nın derinliği ve hizmet genişliğinden çok etkilendim. Kızılay Genel Müdürü Sayın Mehmet Güllüoğlu'na da ifade ettiğim gibi, ülkem İsveç'te birçok örgüt arasında bölünmüş olan işleri, örneğin kan bağışı ve mülteci hizmetleri, çadır yapımı gibi, Türk Kızılayı tek başına üstleniyor ve büyük bir başarıyla bu işleri yürütüyor. Türk Kızılayı'nın ürettiği çadırların insani yardım çalışanları arasındaki ününü Cenevre'de de duyduğumu belirtmek isterim" dedi.

  • Resim : 1
  • Resim : 2
  • Resim : 3
  • Resim : 4
  • Resim : 5
  • Resim : 6
  • Resim : 7
  • Resim : 8
  • Resim : 9
  • Resim : 10
  • Resim : 11
  • Resim : 12
  • Resim : 13
  • Resim : 14
 
 
 
 

Türk Kızılayı kamu yararına çalışan bir kurum olup izin almaksızın yardım toplama hakkına sahiptir.

Firmalar, Gıda Bankacılığı Esaslarına göre çalışan Türk Kızılayı'na yaptıkları gıda, temizlik, giyecek, yakacak, bağışlarını gider kaydedip vergi muafiyetinden yararlanabilir.

BÜLTEN ABONELİĞİ