|
“Hastalara yardım etmek isteyen kişi duygusal bir hayalperest değil, aksine zor işleri seven, sadık biri olmalıdır" demişti tüm dünyada modern hemşireciliğin kurucusu olarak tanınan Florence Nightingale. Onun sözlerine kulak veren ve açtığı yoldan giden milyonlarca kadın, insan onurunun korunması adına, en zor anlarında hastaların yaralarını sevgiyle sardı, gece gündüz demeden fedakarca kendilerini mesleklerine adayarak hastalarına sadık kaldı…
Türk hemşire Leman Birol da Nightingale’in çağrısına uyarak bu mesleğini seçen milyonlarca genç kadından bir tanesi oldu. 1931 yılında Samsun’da doğan Leman Birol, 1925 yılında açılan ve Türkiye’nin ilk hemşirelik okulu olan Kızılay Özel Hemşirelik Okulu’ndan 1953 yılında başarıyla mezun oldu.
Bir Şehir ve Hemşireliğe Adanmış İki Hayat
Birol’un mezun olduğu yıldan yaklaşık yüz yıl önce, Florence Nightingale’in meslek hayatı boyunca uğradığı duraklardan biri de İstanbul olmuştu. Nightingale, 1854 yılında Üsküdar'daki Selimiye Kışlası'nda, Kırım Savaşı
sırasında yaralanan askerlerin tedavi ve bakımı için çalıştı. Askeri hastaneleri temiz, sağlıklı ve düzenli bir duruma getirmeyi başardı. Yaralı askerlere bakarak ölüm oranın %44’ten %2’ye inmesini sağladı. Tatlı gülümsemesi, geceleri elinde lambasıyla yaralı aramaya çıkması ve yer sıkıntısından dolayı açık havada tedavi görenleri kontrol etmesinden dolayı tüm kentte “lambalı hanımefendi” olarak tanındı ve sevildi. Nightingale böylelikle, Türkiye’de modern hemşirelik mesleğinin tanınmasında çok önemli bir rol oynadı.
Leman Birol hemşirelik mesleğinin kurucusu Florence Nightingale hakkındaki görüşlerini şöyle ifade ediyor: “Öğrenciyken Selimiye Kışlası’na gittim. Onun hemşirelik sürecini anlatan notlarını okuma fırsatı buldum. Bugün bile onun için hep dua ederim. İyi ki bu mesleği kurmuş”
Nightingale gibi kendisini ülkesinde hemşirelik mesleğinin kurumsallaşmasına adayan Leman Birol, Kızılay Özel Hemşirelik Okulu’ndan mezun olduktan sonra Tüberküloz Hastanesi’nde hemşirelik ve başhemşirelik yaptı.
O da tıpkı Florence Nightingale gibi gönül verdiği hemşirelik mesleğini geliştirmek adına eğitimine yurtdışında devam etti. Önce Kanada Kızılhaçı’nın bursu ile Toronto Üniversitesi’nde hemşirelik eğitimi aldı, daha sonra ise Amerikan Kızılhaçı bursu ile “Felaketlerde Hemşirelik, İlkyardım ve Ev Hemşireliği” kurslarına katılarak kendisini sürekli geliştirmesini bildi.
Bir dönem Kızılay Hemşirelik Okulu’nda yönetici olarak görev yapan Birol, hemşirelik eğitimini Boston ve Hacettepe Üniversiteleri’nde devam etti. 1980 yılında doçent, 1986 yılında profesör unvanını alarak başarılarını taçlandırdı.
Yurtiçindeki çalışmalarıyla olduğu kadar yurtdışındaki çalışmalarıyla da adından söz ettirmesini bildi. Bir dönem Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Dernekleri Federasyonu Hemşirelik Danışma Kurulu Başkanlığı ve Türk Hemşireler Derneği Genel Başkanlığı yapan Birol, Onkoloji Hemşireler Derneği’ni kurucuları arasında yer aldı. Birol, hemşirelik konusunda yazdığı 5 kitabın yanı sıra bilimsel dergilerde yayımlanan onlarca makalesi ile konusunda ne kadar uzman olduğunu kanıtladı.
Leman Birol’un her zaman büyük bir saygıya andığı Florence Nightingale, Türkiye’de o kadar çok sevildi ki 1961 yılında Türkiye’de açılan ilk hemşirelik yüksekokuluna onun adı verildi. Örnek aldığı Nightingale’in izinden kararlı adımlarla giden ve Türkiye’nin en modern hemşirelik okulu olarak bilenen Ege Üniversitesi Hemşirelik Yüksek Okulu’nun kurucuları arasında yer alan Birol, Uluslararası Kızılhaç Komitesi tarafından Florence Nightingale madalyası ile onurlandırıldı.
Florence Nightingale Madalyası sıra dışı cesaret ve sadakat ile hasta ve yaralı askerlere, çatışma ve doğal afet kurbanlarına yardım edenler ile hemşirelik eğitimi ve halk sağlığı konularında örnek hizmetler vererek öncülük yapanlara veriliyor.
Birol, Türk Kızılayı tarafından Türk Hemşirelik Sistemine katkıları, seçkin çalışmaları ve geniş vizyonu sebebiyle Florence Nightingale Madalyası için aday gösterildi. “Türk Hemşireliğinin Duayeni” olarak kabul edilen Birol, madalyasını Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Dernekleri Federasyonu 7. Avrupa Bölgesel Konferansı Açılış töreninde aldı.
Madalyasını Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin ile Uluslararası Kızılhaç Komitesi Başkanı Jakob Kellenberger’in elinden alan Birol, duygularını şu sözlerle ifade etti:”Bugün meslek hayatımın en gururlu günü. 1950-1953 yıllarında Kızılay Özel Hemşirelik Okulu’nda çok nitelikli bir hemşirelik eğitimi aldım. Benim için hemşireliğin özünde yardım vardır. Kime yardım? Toplumda sağlıklı bireylerin oluşmasına yardım. İkinci olarak da hasta olan bireylere hastalığı nedeniyle yapamadıklarını yapmak anlamında yardım.”
Her iki kadının da hayatında önemli bir yer tutan İstanbul, bu anlamlı tören ile bir kez daha onları bir araya getirmiş oldu. Bugün İstanbul’da Florence Nightingale adını taşıyan bir hastane ve bir müze bulunuyor. İstanbul’da bir hastaneye adının verilmesi sırası Prof.Dr. Leman Birol’da gibi görünüyor. Madalya töreninde yer alanlar kendisini ayakta alkışlarken, onun bu onuru çoktan hak ettiğini düşünüyordu…
|