-

Kızılay’dan Güvenli Yaşam Paneli

18/08/2017 Paylaş:   

Binlerce vatandaşın hayatını kaybettiği Marmara Depremi’nin 18. yıl dönümünde İstanbul’da “17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’ni Anma Programı ve Güvenli Yaşam Paneli” düzenlendi.
 
Türk Kızılayı’nın ev sahipliğinde İstanbul Valiliği, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve AFAD’ın da desteğiyle düzenlenen, yapısal ve yapısal olmayan tehlikelerin anlatıldığı panele Başbakan Yardımcısı Recep Akdağ, İstanbul Valisi Vasip Şahin, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Kızılay Genel Başkan Yardımcıları İsmail Hakkı Turunç, Naci Yorulmaz, Genel Sekreter Hüseyin Can, Denetim Kurulu Raportörü Cengiz Koç, Kızılay şube başkanları, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, akademisyenler ve çok sayıda davetli katıldı.
 
“Unutmuyoruz. Geleceğe güvenle yürüyoruz” sloganıyla düzenlenen ve moderatörlüğünü Kızılay Genel Başkanı Dr. Kerem Kınık’ın yaptığı panelde Genel Başkan Danışmanı Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu “Türk Kızılayı Yeni Eğitim Seferberliği ve Güvenli Yaşam”, AFAD Başkanı Mehmet Güllüoğlu “Toplumumuz Afete Nasıl Hazırlanmalı?”, İTÜ’den Prof. Dr. Alper İlki “İstanbul’da Yapıların Depreme Hazırlığı”, İBB’den Mahmut Baş “İstanbul’un Sismik Değerlendirmesi, En Kötü Senaryoya Hazır Olmak” ve İPKB Direktörü Kazım Gökhan Elgin “İstanbul’da Afetlerin Yapısal Tehlikelerini Azaltma Çalışmaları” konularında değerlendirmelerde bulundular.
 
“Eğitimlerle toplum tabanlı afet bilinci oluşturmaya gayret ettik”
 
Depremin pek çok acılara, dertlere yol açtığını, bunlardan dersler aldıklarını söyleyen Genel Başkan Dr. Kerem Kınık, “Kızılay olarak elimizden geldiğince afetlere hazırlanma noktasında toplumda afet bilinci oluşturma konusunda yaygın çalışmalar yürüttük. Eğitimlerle toplum tabanlı afet bilinci oluşturmaya gayret ettik. Afet depolarımızda 350 bin insana barınma ve beslenme imkânı var. Sadece doğal kaynaklı afetlerde değil, komşularımızda meydana gelen beşeri afetlerle, kuraklıklarla da savaştık.  Suriye'den gelen mülteci kardeşlerimizi AFAD ve sivil toplum kuruluşları ile barındırmaya korunma sağlamaya gayret ediyoruz. 17 Ağustos gerçeğiyle yüzleşmiş, dersini almış bir toplum olarak devlet ve sivil toplum eliyle daha iyi nelerin yapılabileceğini kamuoyuyla paylaşacağız.” ifadelerini kullandı.
 
“Deprem farkındalığını artırırken insanları da korkutmamak gerek”
 
Riskli binaların dönüştürülmesinin çok önemli olduğunu belirterek "Deprem öldürmez, dayanıksız binalar öldürür." sözünü hatırlatan Başbakan Yardımcısı Recep Akdağ, "Her ne kadar yeni kaynaklar oluştursak da bu dönüşümü en riskli alanlarda sürdürmemiz gerekiyor. Özellikle aktif fay hatlarının olduğu alanlarda. Deprem farkındalığını artırırken insanları da korkutmamak gerek. Korku bizi felç edebilir. Bir deprem sırasında ve sonrasında müdahale ile alakalı olarak toplumda gönüllülüğün ciddi şekilde artırılması gerektiğine inanıyorum. dedi.
 
“Afet yönetimi, yönetilemez olan riski yönetebilir seviyeye getirmektir”
 
Afet konusunda temel amacın halkı paydaş görüp katılımını sağlamak olduğunu, halkı eğitecek programların hep yapılması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu ise, “Halkın, ilk 72 saatte kendi kendine yardım etmesi gerekiyor, bu, işin kaderinde olan bir durum.  Kızılay ailesi çok büyük bir aile, afete hazırlık eğitimi herkesin görevi. Afet yönetimi yer bilimcilerin verdiği en kötü senaryoyu alıp ona göre hazırlanır. Halkın bu işle baş edebilme kapasitesini arttırmamız gerekiyor. 'Altın saatler' denen anlarda ilk üç gün herkesin ne yapacağını bilmesi gerekiyor. Dünyada standart üç gündür, üç günde halkın kendi kendine yardım edebilmesi gerekiyor. İstanbul halkını,  Türkiye'deki halkı toplumu 3 saate hazırlayabilir miyiz bunun çalışmalarını yapıyoruz.” diye konuştu.