Suriyeli Kadınlardan “Umudun Renkleri”

28/11/2018 Paylaş:   

Avrupa Birliği’nin finanse ettiği ve Türk Kızılayı tarafından yürütülen Sosyal Uyum Yardım (SUY) nakit programı çerçevesinde Umudun Renkleri projesinin ilk sanat eserleri ortaya çıktı. Bu kapsamda yürütülen 3 aylık sanat çalışması sonrasında Türkiye’deki kadın sığınmacıların eşsiz bakış açısını dışa vuran sanat çalışmaları, Ankara Cermodern Sanat Galerisi’nde sergilenmeye başlandı.

Umudun Renkleri girişiminde, 12 Suriyeli kadın Türk eğitmenlerden sanat tekniği öğrendi ve sonrasında bu teknikleri, Suriye’deki savaştan kaçışları ve Türkiye’de güven arayışları sırasında deneyimlediklerini yansıtan eserleri üretmek için kullandı. Kadınların serigrafi, kırkyama ve linolyum baskı tekniklerini öğrendikleri deneysel girişim; Avrupa Birliği’nin finanse ettiği, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti, BM Dünya Gıda Programı ve Türk Kızılay tarafından yürütülen Sosyal Uyum Yardım (SUY) Programı çerçevesinde uygulandı.

“Suriyeli kadınlar birer kahraman”

Programın açılışında bir konuşma yapan Türk Kızılay Genel Müdür Yardımcısı Alper Küçük, projenin kendisini heyecanlandırdığını belirterek projeye destek veren Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, AB, BM Dünya Gıda Programı, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), Göç İdaresi, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğüne teşekkürlerini iletti.

Sosyal Uyum Yardım programının başarıyla devam ettiğini kaydeden Küçük, proje kapsamında yaklaşık 1,5 milyon ihtiyaç sahibine destek olunduğunu belirtti. "Suriye'deki kadınlar saniyeler içinde bir süper kahramana dönüşebiliyor. Bunu Halep'te, Doğu Guta'da gördük." diyen Küçük, bu nedenle onların kısa sürede sanatçıya dönüşmelerine şaşırmadığını söyledi.  Küçük, sanatın, duyguların ve düşüncelerin en saf ifade edilme hali olduğuna dikkati çekerek Suriyeli kadınların ileriki eserlerinde mutluluk ve umut gibi şeyleri yansıtmalarını ümit ettiğini sözlerine ekledi. 

Ruh halinin dışavurumu

Birleşmiş Milletler (BM) Dünya Gıda Programı Temsilcisi Nils Grede ise, proje kapsamında Türkiye'yi geçici yurtları olarak benimseyen Suriyelilerin yaratıcılık ve umutla eserler ürettiğini söyledi. Suriye'de yerlerinden edilen ve Türkiye'de yaşamaya başlayan bu kadınların sanatı kendilerini keşfetme ve ifade etme aracı olarak kullandıklarını kaydeden Grede, savaş sürecinde ve sonrasında yaşadıkları travmatik deneyimleri sanata dönüştürerek umutlarını yansıttıklarına işaret etti. Grede, Türkiye'nin çok fazla sayıda mülteciye ev sahipliği yaptığına dikkati çekerek bu kapsamda dünyanın en büyük insani yardım programının yürütüldüğün vurguladı. Türkiye'nin mültecilere ev sahipliği konusunda iyi bir örnek teşkil ettiğini de belirten Grede, "Burada sergilenen eserler, kadınların sığınmacı olmalarından bu yana, çıktıkları duygusal yolculuklarını anlamamızı sağlayan bir pencere oldu" dedi.

AB Sivil Koruma ve İnsani Yardım Operasyonları (ECHO) Türkiye Bölge İletişim Yetkilisi Mathias Eick, bu projenin Türk toplumu ve Türkiye'deki birçok kurumun başarısının sembolleşmiş hali olduğunu sözlerine ekledi. 

Hepsinin rengi ayrı

Umudun Renkleri sergisinde eserleri bulunan Suriyeli Feride, 2015'te Halep'ten Türkiye'ye geldiğini belirterek eylül ayında bu projeye dahil olduğunu ve buradaki faaliyetlerin kendisini çok memnun ettiğini anlattı.  Yeşil rengini çok sevdiğini ve bu yüzden eserlerinde kullandığını anlatan Feride, Suriye'deki evinin balkonunda birçok bitki ektiğini ve bu projeyle o zamanlar hissettiği mutluluğu anımsadığını söyledi.

Suriyeli Hanan da Hama'dan geldiğini ve Türkiye'yi ikinci evi olarak gördüğünü belirterek "Bu proje Suriye'deki çatışmalı, kara günleri unutmamıza yardımcı oldu." şeklinde konuştu. Sanata daha önceden de ilgisi olduğunu anlatan Hanan, güneşin rengi sarıyı küçüklüğünden beri çok sevdiğini ve bu yüzden eserlerinde sıkça kullandığını söyledi. Türkiye'ye kendilerini misafir ettiği için teşekkür eden Hanan, Kızılayın kendilerine sağladığı destekten duydukları memnuniyeti dile getirdi.