KURUMSAL HABERLER

Üsteğmen Kara Fatma’ya Vefa
5 / 0
05 / 07 / 2018

Üsteğmen Kara Fatma’ya Vefa

Milli Mücadele dönemi kahramanlarından biri olan ve kendisine bağlanan maaşı Kızılay’a bağışlayan “Kara Fatma” lakaplı Üsteğmen Fatma Seher Erden, ölümünün 63. yılında Türk Kızılayı ve Beyoğlu Belediyesi tarafından düzenlenen törenle anıldı.
 
Üsteğmen Fatma Seher Erden için Kızılay’ın İstanbul Kasımpaşa Kulaksız Mezarlığında yaptırdığı anıt mezarı başında ve Beyoğlu Belediyesi tarafından “Üsteğmen Kara Fatma” adı verilen sokakta anma törenleri gerçekleştirildi.
 
“Kahramanlarımızı hiçbir zaman unutmadık, unutmayacağız”
 
Törende yaptığı konuşmada, Türk toplumunun genetiğinde kahramanlık olduğunu vurgulayan Türk Kızılayı Genel Başkan Yardımcısı İsmail Hakkı Turunç, “Binlerce isimsiz kahramanımız var, onları rahmetle ve minnetle anıyoruz. Dün hayatlarını ortaya koyarak bu toprakları bize vatan kıldıkları için onlara minnet borcumuz var. Onları hiçbir zaman unutmadık, unutmayacağız." ifadelerini kullandı.
 
Tarihe mal olmuş bu kahramanların hayatlarını ortaya koyarlarken Türkiye'nin bağımsızlığı ve özgürlüğünü amaçladıklarını dile getiren Turunç, "Genetiğimizde olan bu bağımsızlık aşkı ve özgürlük anlayışı kıyamete kadar devam edecek." diye konuştu.
 
“Kara Fatma bir kadının neler yapabileceğini ortaya koyuyor”
 
“Milli Mücadelede Bir Kadın Üsteğmen Kara Fatma” kitabının yazarı İlknur Bektaş da "Kara Fatma"nın Osmanlı'nın dört bir taraftan baskı altında olduğu dönemde gerçekleştirdiklerinin, bir kadının neler yapabileceğini ortaya koyan önemli örneklerden olduğunu belirterek, “Biz kadınlar boy, pos, fizik gibi özelliklerle bir yere gelmeyeceğiz. Biz yüreğimiz ve imanımızla bir yere geleceğiz. Bunun önemli kanıtlarından biridir Üsteğmen Kara Fatma. Üsteğmen Kara Fatma kendi çocuklarını kaybettiği halde yılmamış. Büyük acıları varken de bir kadın vazgeçmiyorsa işte o kadın Türk kadınıdır, namuslu ve imanlıdır. Allah onlardan razı olsun.” şeklinde konuştu.
 
“Her gün, her yerde bu kahramanlık yeni koşullarda, yeni mekânlarda yaşıyor”
 
Türklerin asker millet olma özelliğinin İslamiyetle bambaşka bir anlam kazandığını belirten Beyoğlu Kaymakamı Savaş Ünlü ise, “Yüzyıllar boyunca Türkler bu geleneklerini hiç bırakmadan bugünlere kadar getirdi. Rabbimize şükürler olsun bu geleneğimiz halen dimdik ayakta. Her türlü iç, dış saldırıya, tehdide rağmen, bunu Güneydoğu'da görüyoruz, bunu 1974'de Kıbrıs'ta gördük, 15 Temmuz'da meydanlarda gördük, en son Afrin'de gördük. Her gün, her yerde bu kahramanlık yeni koşullarda, yeni mekânlarda yaşıyor ve yaşatılıyor.” dedi.
 
Yaşadığı Sokağa İsmi Verildi
 
Erden'in Erzurumlu olduğu kadar Beyoğlulu da olduğunu vurgulayan Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan, “Hayatının son 20 yılını Kasımpaşa'da, bu sokakta gördüğünüz binada tamamlamış. Yine Beyoğlu'nda bizim kardeşimiz İlknur Bektaş bu konuya gönül verdi, bu konuyla ilgili kitap yazdı, araştırmalar yaptı. Bektaş'ın araştırmaları sonucunda Erden'in son yıllarını geçirdiği evi öğrenince harekete geçtik ve buraya ‘Üsteğmen Kara Fatma Sokağı’ adını verdik. Kara Fatma belki tarihteki yerini aldı ama Beyoğlu'ndaki gençlerin, insanların kalbinde hak ettiği yeri bulması için bizim de üzerimize düşen bazı vazifeler vardı. İşte bugün hem Kulaksız Mezarlığı'nda hem Kasımpaşa'nın içerisinde bu etkinliği yapmakla, aslında burada bulunanlara, gençlere, çocuklara, geleceğimize onu ölümsüz bir hatıra olarak bırakmak asıl hedefimizdi.” ifadelerini kullandı.

Düzenlenen törene Türk Kızılayı Genel Sekreteri Hüseyin Can da katıldı.

Gazi Üsteğmen Fatma Seher (Kara Fatma) hakkında
 
Erzurum’da dünyaya gelen Fatma Seher, Balkan Harbi yıllarında asker olan eşiyle birlikte Edirne’ye yerleşti. Sarıkamış’a gönderilen eşiyle birlikte bu defa Doğu Cephesi’nde çeşitli görevler üstlendi. Eşinin şehit düşmesinden sonra savaş sahnesine çıktı. Akrabalarından oluşan bir müfreze oluşturdu. Sivas Kongresi sırasında Mustafa Kemal Paşa ile görüşerek savaşa katılmak için izin istedi. “Kara” lakabını da, üsteğmen rütbesini de Mustafa Kemal’den aldı. Aşçılık, hastabakıcılık, hemşirelik gibi pek çok görevin yanında İstiklal Harbi’nde 300 kişilik birliği komuta etti. Savaşın sona ermesinden sonra İstanbul’a yerleşti. Devletin kendisine bağladığı maaşın tek bir kuruşuna bile dokunmadan Kızılay’a bağışladı. 2 Temmuz 1955 tarihinde İstanbul Darülaceze'de hayata veda etti.
  • Resim : 1
  • Resim : 2
  • Resim : 3
  • Resim : 4
  • Resim : 5
  • Resim : 6
 
 
 
 

Türk Kızılayı kamu yararına çalışan bir kurum olup izin almaksızın yardım toplama hakkına sahiptir.

---

VERGİ MUAFİYETİ
Firmalar, Gıda Bankacılığı Esaslarına göre çalışan Türk Kızılayı'na yaptıkları gıda, temizlik, giyecek, yakacak, bağışlarını gider kaydedip vergi muafiyetinden yararlanabilir.

---

GİZLİLİK ve KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI

BÜLTEN ABONELİĞİ